17 Kasım 2010 Çarşamba



17 Kasım İznik Gezimiz.

Gezi duyurusu: http://www.motosiklet.net/forum/etki...ik-gezisi.html


Önceden kararlaştırdığımız üzere bu sabah İznik gezimize başlamak için sabah 08:00'de Pendik ido'da buluştuk.































Saat 07:50 civarı ido'ya ulaştım. malum buraya en yakın mesafede oturan ve gezi başlığını açan kişi olduğum için geç kalmak olmazdı 




Feribotta yerbulma telaşından buluşma noktasında başka fotoğraf çekmek aklıma gelmedi.




Gizlice aşağıdaki fotoğrafı çektim  herkes bi şeylerle uğraşıyor.









Feribot için 18TL ödedik fakat bizi oraya buraya tıkıştırdılar resmen. Motorlar halat mahallinde..


Bu arada solda en arkadaki arabanın arkasına gizlenmiş olan transalp'in sahibi Emrello. Sabah surpriz bir şekilde feribotta karşılaştık ve daha sonra birlikte öğle yemeği yedik. 


İznik gölü civarından birkaç kare ile sizleri baş başa bırakıyorum.





Fotoğraftakiler: (Sol baştan) Polo34, Samet (Fthinky'nin kardeşi), Fthinky (comet'in sahibi), Acemi60 ve Agridia.


Fotoğraftaki gagası kırık olan F650'nin sahibi Agridia  Kendisine MT'nin en hızlı üyesi diyorum, daha yeni üye olmasına rağmen bizimle bu geziye geldiği için teşekkürler 


Yine çaktırmadan bir fotoğraf daha çekiyorum:





Gölün manzarası çok güzel. Sabah saatleri olduğu için biraz puslu.





Göl kenarından İznik'e doğru bakan bir fotoğraf.


Sizlere daha fazla fotoğraf sunmadan önce İznik'e giden yolu biraz anlatmak isterim. 


Gölün güney yakasından Gölyaka ve Sölöz üzerinden İznik'e giden yolun manzarası çok güzel. Yolda fotoğraf çekmek için gözüme çarpan 3 - 4 tane müsait alan var fakat grup sürüşü sırasında durma şansı bulamadığımız için bu noktalarda fotoğraf çekemedik.


Yolun yapısına gelince, iki şeritli dar bir yol. Emniyet şeridi olmadığından dar denilebilir. Ara ara yerleşim merkezinden geçen bir yol. Asfalt yapısı kötü. Hiç çukur yok fakat yolda çok fazla irili ufaklı tümsekler var. Ninja'nın sert amortisörleri beni burda oldukça mutsuz etti ve o an motoru satmayı bile düşündüm doğrusu, daha önce cbr125'le bu tür yollara girmiştim, hiç bu kadar rahatsız olmamıştım..


Saat 13:00 sularında İznik'e ulaştık ve motorlarımızı güvenli bir yere parkettik. Burdan sahile indik. Sahil dediğim gölün kıyısı, kendimi aynı boğaz kenarında çay içer gibi hissettim. Acemi yol boyunca yaptığı gibi çay içtiğimiz yerde de birkaç fotoğraf çekti, fotoğraflar bende olmadığından şu an ekleyemiyorum.


Daha sonra köfteci Yusuf'un yerine gidip Emrello ile buluştuk, keyifli sohbetler ve leziz köfteler eşliğinde vakit geçirdik. (Osbourne'un kulaklarını bol bol çınlattık  ). 


Yemek sofrasında fotoğraf çekmeyi unuttuğum için beni vurabilirsiniz. 


Dönüş yolunda ise Emrello'nun tavsiyesi üzerine Yalakdere - Karamürsel güzergahını tercih ettik. Emrello'ya bu önerisi için teşekkür ediyoruz, yol çok keyifli ve manzaralar süperdi.


Neyse, gevezeliği bırakıyorum, yolu fotoğraflar anlatsın 





Bu fotoğrafı çekebilmek için biraz fazla ısrar ettim 





Aşağıdan dolanarak önceki fotoğrafı çektiğimiz yere ulaşan yol.





Yolun devamı.





Aynı noktadan bir panaromik.





Tam bir endurocu edasıyla bakan Agridia.  Arkasında Polo34 ve sağda Fthinky. 





Durduğumuz bu noktanın tam olarak neresi bilmiyorum fakat gördüğünüz alan yoldan geçen araçların manzarayı izlemesi için yapılmış bir park yeri. Bunu düşünüp yapanlara helal olsun diyorum çünki manzara burda çok güzel 





Soldan geldik - sağa gidiyoruz (çok dramatik bir laf oldu.) Güneş fotoğraf çekmeme engel olduğu için objektifin (telefonda objektif ne arıyorsa  ) bir kısmını parmağımla kapatıp net bir görüntü yakalıyorum.


Bir kaç manzara fotoğrafı.













Bulunduğumuz tepenin görüş alanı çok geniş olduğundan tüm manzarayı bir kareye sığdıramıyorum.





Güneş yüzünden heba olmuş bir fotoğraf, cep telefonuyla ancak bu kadar 
















Üsteki manzarada aslında güzel renkler vardı fakat cep telefonu ile çekildiğinden dolayı renkler yeterince canlı değil. En kısa zamanda kaliteli bir fotoğraf makinesi alıcam 





Fthinky ve kardeşi 





Gezinin en renkli motorları  Hyosung'a sadece sarı rengin yakıştığını daha önce söylemişmiydim? 


Evet arkadaşlar, bir gezi daha böylece noktalandı. 


Keyifli sohbetleriniz ve bu güzel gezi için katılan herkese teşekkürler.


Ayrıca Emrello'nun bilgilendirici rota tavsiyeleri için kendisine bir kez daha teşekkür ediyoruz. 


Diğer fotoğraflar Acemi60 tarafından eklenecek 
Konu overcloud tarafından (17-11-2010 Saat 20:18 ) değiştirilmiştir.

24 Ekim 2010 Pazar

O biirrrr yakın dövüş sanatları ustasıı(!)


O biirrrr yakın dövüş sanatları ustasıı(!)

o birrr aerodinamik harikasıııı 

o benim yeni bebeğim, '08 kawasaki ninja250r 

geçtiğimiz cuma günü aldım, ancak bugün fotoğraf çekebilme fırsatı buldum ve forumu biraz şenlendirmek istedim 







11 Eylül 2010 Cumartesi


İstanbul - Yalova - Çınarcık - Termal gezimiz.

12 Eylül 2010 İstanbul konu başlığı altında yapmayı kararlaştırdığımız geziyi havakoşulları nedeniyle bir gün öne çekip 11 Eylül Cumartesi'ye almıştık. Ancak, hem 11 Eylül'de çalışan arkadaşlarımız olduğundan hem de 10 Eylül Cuma günü çıkan aşırı poyraz nedeniyle bazı arkadaşlarımız geziye gelmekten vazgeçmişlerdi.


sabah 09:20'da bostancı adalar iskelesine önceden karar verildiği gibi gittim belki gelen olur diye. sonra 09:30'da tek başıma yola çıktım. ben yola çıktıktan 10dk sonra polo bni cepten aramış tabi ben bunu eskihisar - topçular feribotu haraket ettikten sonra farkettim. neyse konuştuk sözleşik derken saat 12:00 civarı polo34 ile yalova'da buluşup çınarcık'ta ve termal'de gezdik. toplamda 191km yol yaptım. (polo34'un km'si birazdaha fazla olacaktır karşı taraftan geldiği için)

istanbul'da sabah rüzgar fazla yoktu ama eskihisar'a doğru gittikçe etkisini azda olsa hissettirdi. ancak yalova çınarcık ve termal'de rüzgardan eser yoktu. bence gelmeyenler geziyi boşuna kaçırmış oldular. 

geri dönüş yolumuzda feribottan eskihisar'da indikten sonra rüzgar etkisini hissedilebilir şekilde arttırmaya başladı ve sahilden dragos'a doğru yakşalırken ufukta pekte hoş olmayan bulutlar görünmeye başladı. sonuç itibariyle saat 18:25'te eve vardım. 

Unutmadan, Kartal'da düzenlenen miting yüzünden yollar tam bir kabustu. Sahilyolun'da ters yönden giden arabalar mı istersiniz, kaldırımlardan giden otobüsler mi istersiniz. Tabi bizde ortama uyduk ve kaldırımlara çıka ine bir yol bulup trafiğe fazla takılmadan ilerledik.

Lafı daha fazla uzatmadan isiz fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum.


bir kez daha feribottayım. polo34 ile henüz buluşmadığımızdan fotoğrafta yer almıyor.


yolda karşılaştığım 3 motorlu bir grup. şansa aynı feribota denk geldik. tanışma şansım olmadı ama yanlarındaki eşyalardan uzun bir yola gittiklerini tahmin ediyorum.


bir yanlış sulama kurbanı daha. feribottaki merdivenleri yıkamışlar, aşağı motora doğru inerken ayağım kaydı ve bir kaç basamak kayarak düştüm. kaskı basamaklara sürtmüşüm sert bir şekilde. ağız kısmında ve sol tarafında boydan boya derin çizikler oluştu. bir yerimi sakatlamadğım için şanslıyım.


yalova'dayım.


yalova girişinden bir başka kare.


Polo34 ile buluşmadan önce vakit öldürmek için Yalova merkezinde bir parka gidip dinleniyorum.





Saat 12:00 civarında Polo34 ile buluşup Çınarcık'a gidiyoruz.

Motorlarımızın uzaktan çekilmiş bir fotoğrafı.


Öğle yemeğimiz.


Polo34 




ve ben


Bundan sonraki fotoğraflar ise Termal'e ait rastgele kareler.







Polo34 Termal Parkla ilgili ayrıntılı bilgiler vermişti ama yorgunluktan şu an hiçbrini hatırlamıyorum. Göz, miğde ve ayak için ayrı ayrı çeşmeler vardı. Hangi fotoğraf hangisine ait çıkaramıyacağım  (bu kadar kötü açıklama olmazki kardeşim!!!  )















Yalova'ya yolu düşenlerin Termale gitmelerini şiddetle öneriyorum. Çok güzel ağaçlar altında bir yolu var seyretmeye doyamıyorsunuz, hatta seyrederken uykunuz geliyor. 















Polo bu dere yataklarından eskiden gürül gürül sular aktığını anlatıyor..










Dönüş feribotunda iki motorcu ile karşılaşıyoruz. bir CBR 600 F ile diğeri ise VTR gibi bi şeydi yanlış hatırlamıyorsam. 600F bodrumdan geliyormuş. hemen atlıyorum lafa 2 ay önce bende bununla gittim diye adam helal olsun iyi cesaret diye yanıt veriyor 


büyük abisi ve küçük kardeşi 


bu karede alıştığımız bir manzara ile karşı karşıyayız. istanbul'da birbiriyle yarışan minibüsçüler gibi birbiriyle yarışan iki feribot, bizimkisi ve yanındaki. en arkadaki beyaz ido feribotu yalova'ya doğru gidiyor, yarışla bir ilgisi yok 




Sonuç: Uzun zamandır MT'den birileriyle tanışıp bir gezi organizasyonunda bulunmayı istiyordum. aslında 8 motor olcaktık fakat gezi tarihindeki değişiklik ve cuma günü çıkan sert rüzgardan çekinen arkadaşların katılamamasıyla sadece iki kişi olarak bu geziyi gerçekleştirdik. MT istanbul olarak daha fazla etkinlik yapılmasını. Günü birlik geziler ile piknik - mangal organizasyonları ile daha aktif olmamız gerektiğini düşünüyorum ve bu gezinin güzel bir başlangıç olmasını diliyorum.