Altınoluk - Turgutreis - Ölüdeniz - Yalova Motofest
Önsöz: Seyahat boyunca 500'un üzerinde fotoğraf çektim. Gezi yazısını hazırlarken bu rakamı mümkün olduğunca azaltmaya çalıştım. Sayfa yüklenirken kulaklarımı çınlatmamanızı rica ederim 
Uzun bir aradan sonra yeni bir gezi yazısıyla sizleri tekrar selamlıyorum 
Bayram tatili ile yıllık izini birleştirerek 27 haziran cumartesi günü öğlen 15:00 feribotuyla Yalova'ya geçerek yolculuğa başladık. Neden bu kadar geç yola çıknızı diyecek olursanız cumartesi günü yarım gün çalışmam gerekiyordu..
Turgutreis'e kadar gece yolculuğu yapmak yorucu olacağından yolculuğumuzun ilk günü Altınoluk'ta konaklayarak geçirmeyi uygun gördük ve iki motor 3 kişi döküldük yollara...


Görüldüğü gibi ninja haddinden fazla yüklü. Körüğü açılan çanta ve uyku tulumu yüzünden Bursa - Susurluk arasındaki parkur boyunca rüzgarla boğuşup durdum..
Abim ve eşi:

ve ben

Beyaz VFR'nin sahibi ile daha önce istanbul'da motorlarımın bakımlarını yaptırdığım yerde karşılaşmıştık. Tabi motoru tanıyınca hemen yanına parkettik ama sahibini göremedik.

Susurlukta'ki moladan sonra hava iyice karardı ve Balıkesir ile Altınoluk arasındaki yolun en zor olan kısmını gece katettik. Yol yapım çalışmaları yüzünden bozulan asfalt bizi oldukça zorladı. iki motorda xenon aydınlatma olması gece seyehat etmemizi kolaylaştırsada güçlü aydınlatma yüzünden içi gölge kalan çukurlar bize kötü sürprizler yaşattı. Yolun sarsıntısı yüzünden 2 tane gösterge aydınlatması söndü 
Gidiş geliş olan bu yolda araç konvoyu yaklaşık 3km kadar vardı ama trafik sıkışıklıı yaşamadan 60 - 80km hız aralığında ilerleyerek (zaten o yolda gece daha yüksek hızda gitmek kazaya davetiye) akşam 21:45'te Altınoluk Fener mahallesindeki evimize ulaştık.
Ertesi sabah yola çıkmadan önce çektiğim birkaç fotoğraf:


Herneyse.. Tekrar yollardayız.. Edremit'te benzin alıp lastik basınçlarını kontrol ettikten sonra İzmir'e ulaşmak için yola çıkıyoruz ve İzmir'e kadar sadece bir mola verip İzmir otobanındaki dinlenme tesislerine varıyoruz ve aynı VFR ile tekrar karşılaşıyoruz
)

Burdan benzin aldıktan sonra otobandan Söke çıkışını takip edip yemek için mola veriyoruz.
Hani 19 Mayıs'ta aynı noktada bastıran sağanak yağmurda sığınmak için motoru çektiğim bir yer vardı ya.. Tesadüf eseri sahipleriyle tanışmıştım.. Bakın aynı mekan ne kadar değişmiş 
19 Mayıs'taki hali:

Şu anki hali:




Mekan sahibi beni görünce şaşırıyor haliyle ama hemen hatırlıyor
çaylarını içip 15dk lafladıktan sonra tekrar yola koyuluyoruz ve Bodrum'a varana kadar durmadan ilerliyoruz.
Fazer'dan kopup önden ilerleyerek Güvercinlik civarında birkaç foto çekiyorum.




Evdeyiz 

Yaramaz ev sahibi 

Bodrum yarım adasında ufak bir tur yapiyorum ve her zamanki gibi fotoğraf çekmeyi ihmal etmiyorum...
Akyarlar Fener mevkii


Gümüşlük:









Sonraki fotoğraflar Bitez'e doğru giden sahil yolu ve tekrar dağ yolundan Akyarlar'a uzanan yoldan çekildi.










Kısa bir yemek molası..

Tura devam..






Yol nasılda kıvrılarak devam ediyor...



Diğer ev sahibimiz 

Forumdan tanıdığınız Tutku1982 Bodrum'a geliyor ve burada 1 gün daha kaldıktan sonra birlikte Ölüzdeniz'e gitmek için yola çıkıyoruz.
Oasis'in girişinde Erdem ile buluşuyoruz.

Erdem'in yanındaki beyefendi İstanbul'da motor ustasıymış. Emekli olduktan sonra herkes gibi Bodrum'a taşınmış ve burda taksi şoförlüğü yapmaya başlamış.


Evde kask patlaması yaşanıyor 

2 ninja ve 1 fazer



Artık pek sık rastlamadığımız BMW'lerden 3 tanesi bir arada ve temiz bir şekilde toplanmış. Fırsat bu fırsattır diyerek hemen fotoğraflıyoruz 

Ölüdeniz'e doğru yola çıkmak üzereyiz, motorların başında bir foto... Sağda Erdem, solda ben

Bodrum - Ölüdeniz arasını karayoluyla aldık. Birde Bodrum - Datça arasındaki feribotu kullanarak Marmaris üzerinden gidilebilir. Bir dahaki sefere feribot ile gitmeyi planlıyorum, değişik yerler görmek için. Normalde 4 -5 saat sürecek yolu biz yaklaşık 7 - 8 saatte aldık. Bunun en büyük nedenide sürekli fotoğraf çekmek için mola vermemiz oldu. Mola verdikçe sıcaktan daha çok etkilendik ve yorulduk.
Çok fazla fotoğraf var ancak hepsine değdi diye düşünüyorum...



Ahh Erdem ahh..
)
Muğla'da kendi kendilerine gelin güvey olup bizimle yarışmaya başlayan eski kasa BMW 5.20 ve opel insignai'yı birlikte tokatlayıp deyim yerindeyse radarın kucağına oturuyoruz. Şanslıyızki 140TL ile yırttık. Diğer iki otomobilinde bizimle birlikte radara girmesi biraz olsun bu üzüntüyü telafi ediyor 



Resimlerde görülen BMW RT polis motoru sadece 26bin km'deydi...
Gökova körfezinden birkaç foto.
























Fethiye'ye varmak üzereyiz...

Fakat fotoğraf çekmekten bir türlü yol alamıyoruz
))



Az önceki manzara fotoğrafını arkada görülen virajın oradan çektik
)




Az kaldı 

Gökyüzünde sinek kadar ufak görülen tüm noktalar paraşütle uçan insanların görüntüsüdür bilginize. Aslında bende yapmak istiyordum fakat aramızdan biri yusufla takılmayı tercih etti
))

İşin ilginç yanı Ölüdeniz çarşıda gezerken bir anda yanınıza paraşütle biri iniş yapabiliyor. Tabi iniş yerleri belli ve gelen biri olduğu anda etraftakiler hemen uyarılıyor. Bence bu şekilde olması oldukça hoş, turistlere yönelik bir show gibi sürekli paraşütçüler iniş yapıyor.

Ölüdeniz'de konakladığımız Sugar beachclub. Herkese tavsiye ederim. Odalar basit bungalow şeklinde be büyüklülüğü yeterli. Klima, sıcak su, duş, tuvalet ve saç kurutma makinası var. İki adet açık dolap ve çekmeceli bir komidin var odalarda. Mekan kışında hizmet veriyor ancak restoranı biraz pahalı. Spagetti bolognez (kıymalı makarna anlayacağınız) 17TL, kıymali pide 15TL. Konaklama ücretine kahvaltı dahildi. İki kişilik oda da kişi başı 60TL ödedik.

Konakladığımız yerdeki plaj. Burası doğal bir dalga kıranla korunduğu için su hep böyle sakin fakat çok sıcak. Öyleki tüm gün güneş aldıktan sonra suyun içindeki kumun sıcaklığını ayaklarınızla hissedebiliyorsunuz.






Yeşil rengin ilgi çekiciliğinden bıkan biri olarak davetsiz misafirlerin ninja'dan uzak durmasını sağlamak için ilk iş olarak yanımda getirdiğim brandayı motorun üzerine seriyorum. Tabi Erdem'de bu durumla dalga geçiyor 









Kaldığımız yerde aktivitelerle ilgili bilgi alıyoruz. İlk kez gidilen bir yeri en çabuk şekilde gezmenin en iyi yolu olan tekne turu olduğunu düşünerek hemen biletlerimizi alıyoruz 

Bundan sonraki ilk durağımız Kelebekler Vadisi oluyor. Sonrasında ise çeşitli koyları geziyoruz. Yine bol bol manzara fotoğrafı çekiyoruz.


Bu fotoğrafta yukardan dağ kenarından geçen bir yol var. Merak edip gitme planları yapıyoruz ancak vakit darlığı nedeniyle gidemedik.



Kelebekler vadisine yaklaşıyoruz.


Üzerinden pas fışkıran bu traktörün uzun süredir kullanılmadığını tahmin ediyoruz ancak oraya nasıl geldiği konusunda hiçbir fikrimiz yok..



Vadide bu çadırlarda konaklamakta mümkün.

Şelaleye ulaşmak için 1km kadar içeriye yürüyoruz.




Bir süre sonra yol daralıyor ve kayalıklar başlıyor.


Tırmanış başlıyor.

Parmak arası terliklerle buaradan yukarıya tırmandık 

Şelaleye az kaldı 

Vallahi aşağıdaki fotoğrafta belli oluyor mu emin değilim ama taaaa yukarıda incecik akan bir su var. İşte o şelaleymiş. Haliyle en kurak zamanında geldiğimiz için ancak o kadarını görebiliyoruz. Bende çektiğim o kadar çile yüzünden sinir olup doğru düzgün fotoğrafını çekmeden aşağıya doğru plajın yolunu tutuyorum...




Uğradığımız koylardan çeşitli fotoğraflar...

Arkada 3 direkli bir yelkenli..




Yine dönüş yolundayız.



Marmaris sapağında Erdem ile ayrılıyoruz. Ben Altınoluk'a gitmeden önce 1 gece konaklamak için Bodrum'a doğru yol alıyorum. Erdem ise Marmaris'te tatiline devam ediyor.

Arkada görülen yoldan kıvrılarak Gökova körfezinin virajlı yollarından bu tepeye varıyorum.

Virajlar ne kadar çekiciyse asfaltta o kadar itici. Kötü asfalt yüzünden virajları tatsız bir şekilde dönüyorum.


Milas'ta ki yol yapım çalışması. Kenara çekip mühendis ile laflıyoruz. Bir kaç km ileride birisinin kaza yaptığını söylüyor. Yolda haşatı çıkmış bir opel vectra görüyorum. Kabin sağlam kalmış olsada sürücü hayatını kaybetmiş :( Herhalde emniyet kemeri takılı değildi. Srücünün uyuya kaldığını tahmin ediyorlar. Allah rahmet eylesin.
Mühendis 45dk sonra yolu kapatıp dinamit patlatacaklarını, istersem kalıp fotoğraf çekebileceğimi söylüyor ama o sıcakta daha fazla beklememek için teklifini nazikçe geri çeviriyorum.


Yapımı süren yeni yol ve hemen arkasında Muğla.


Bodrum'a vardıktan sonra motoru tekrar tıka basa doldurup Altınoluk'a doğru yola çıkıyorum.

Aynı rengi bir türlü tutturamadım 

Aliağa'da sahilde durup birkaç foto çekiyorum.



Ninja yol kenarında kuzu kuzu beni bekliyor.

Tekrar Altınoluk'tayım. Doğal hayattan yıllarca uzak kalıp iyice yabanileşen dünyalar güzeli kedimi ağaca çıkarma çabalarım 



Bu fotoğrafları çekip kahvaltı ettikten sonra Yalova'ya doğru yola çıkıyorum. Burada TR riders ile buluşup festivalde iki gün kalıyorum ve 10 Eylül cumartesi günü kuzenimin düğününe katılmak için geri dönüyorum.
Yalova Motofest'ten fotoğraflar.

Bu motora aşığım 

Koltuk değneği ve dal parçası arasına gerdiğimiz powerledler ile yemek masamız için gece aydınlatması yapıyoruz 


Arkadaki sarı lacivert türbeye benzeyen minik çadır bana ait 

Masanın son hali.




Soldaki suzuki ile cuma gecesi baya bir lastik yaktılar. Motora içim acıdı doğrusu... Hayır bide lastik yaktıktan sonra yakından gidip lastiği incelemezlermi "acaba bir şey oldumu" gibilerinden...





Canazor...




ve son olarak feribottan çekilen bir kare.

Benim için çok eğlenceli bir tatil oldu. Özellikle motosiklet ile seyahat etmeyi sevdiğim için yolda geçen günleri hiç bir zaman vakit kaybı olarak görmedim.
Eğer motosiklet kullanmayı ve motosiklet ile seyahat etmeyi seviyorsanız paranızı biriktirin arkadaşlar. Biriktirin ve yazın bol bol gezin, düzenlenen tüm festivallere katılmaya çalışın. Benden bir dost tavsiyesi...
Selamlar.
Bulut.